Hasan Mesut Önder yazdı: Adnan Oktar ve Grubu İsrail’in Örtülü Operasyon Aygıtı mı?

Adnan Oktar ve grubuna yönelik yapılan operasyonda, bu grup hakkında suçlamalar çok çeşitli konuları içermektedir. Suçlamalarda dikkat çeken siyasi ve askeri casusluk kısmını anlamlandırmak için günümüzde istihbarat servislerinin hedef ülkelerde nasıl yapılandığı üzerinde durmakta fayda var.

İstihbarat örgütleri Soğuk Savaş döneminde, resmi akredite edilmiş personeller ve istihbarat hedeflerine uygun bir biçimde oluşturulmuş örtülü kurumlar aracılığıyla faaliyet yürütürdü. Bu örtülü kurumlarda çalışan görevlilerin büyük çoğunluğu olayın arka planından haberleri olmadan işlerinin gereğini yaparken, özel olarak bu kurumlara yerleştirilmiş illegal faaliyet yürüten personeller ise kurumu ve yapılan işi örtü olarak kullanıp, hedef olarak belirlenen kaynaklara ulaşmaya veya kendi imkanları ile bilgi toplamaya çalışırdı.

Örtü olarak kullanılan kurumlar, faaliyetin içeriğine göre değişiklik göstermekteydi. Ekonomik alanda istihbarat toplamakla görevlendirilecek personel, uluslararası bir şirketin çalışanı olarak kamufle olurken, sosyolojik istihbarat toplayacak personel ise yabancı sivil toplum görevlisi ya da gazeteci kisvesinde faaliyet yürütmekteydi.

Bu yöntem, günümüzde hala geçerliliğini korumasına rağmen, faaliyet yürütülen ülkenin istihbarat örgütünün radarına yakalanma ihtimali yüksektir. Radara yakalanan illegal çalışan istihbarat görevlileri, faaliyet yürüttükleri istihbarat servisinin sıkı takibine maruz kalarak faaliyet yapamaz hale getirilir.

Soğuk Savaş döneminde, akredite edilmiş istihbarat görevlileri diplomatik kisve altında hedef ülkede güçlü ilişki ağı geliştirebilmekteydi. Ancak günümüzde bir terör hücresine, yerel sivil toplum örgütüne vb. gibi oluşumlara sızmak için diplomatik kisve yeterli değildir. Örneğin bir Amerikan diplomatının ülkedeki bütün temasları izlenir ve temas kurduğu kişiler de takibe alınır. Sıkı takip altında yabancı istihbarat servislerinin verimli faaliyet yürütmesi zorlaşmaktadır.

Bu sorunu gidermek için, istihbarat servisleri, “derin örtü” adını verdikleri ve hedef ülkenin vatandaşlarının katalizör olarak kullanıldığı bir sistem geliştirdi. Bu sisteme göre, yüksek profilli kaynaklar devşirmek için hedeflerin yozlaştırılacağı bir organizasyon inşa edilmelidir. Bu organizasyon, istihbarat örgütünün ihtiyaçları doğrultusunda, yararlı olacak kişilerin mimlenmesi, araştırılması ve istihbarat servisi ile bağının kurulmasında rol almaktadır. Bazı zamanlarda ise bu organizasyonların, servisler tarafından belirlenen hedeflerle temas etmeleri, “bal tuzağı”, rüşvet, şantaj gibi yöntemlerle hedefleri ajanlığa ikna etmeleri söz konusudur. Ancak bu inşa edilen “derin örtüler”, çoğu zaman ana bilgi kaynağı olarak kullanılmaz. Çünkü istihbarat servislerinde kompartmantasyon birinci kuraldır ve aracı kurum olsa bile herkesin bilmesi gerektiğinden fazla bilgi sahibi olması istenmez. Yani bütün yumurtalar aynı sepete koyulmaz.

Adnan Oktar ve grubu bu bakımdan incelendiğinde, İsrail istihbaratının derin örtüsü olabilme kapasitesine sahip bir görünüm arz ediyor… Oktar’ın İsrail ile kurduğu ilişkiler, İsrail meclisindeki faaliyetlere iştiraki, bu grubun kurduğu A9 kanalında canlı yayında Büyük Üstat derecelerinin verilmesi ve Oktar’ın programlarında İsrail ile ilgili övgü dolu söylemleri bu grubun İsrail ile olan ilişkilerini ortaya koymaktadır.

Burada şu soru akıllara takılabilir; iyi ama İsrail’e çalışan biri neden canlı yayınlarda böyle açıklamalar yapar ve ilişkilerini saklama gereği hissetmez? Bu kadar aleni yapılan, herkesin bildiği şeylerin neresi casusluk diyenler olabilir. Bu sorunun cevabı, bu grubun FETÖ gibi devlet içinde güçlü bir yapılanma kuramadığı ve sadece istihbarat örgütünün aracı kurumu olarak faaliyet yürüttüğü ihtimalidir. Yani FETÖ gibi devletlerin mahrem bilgilerine sahip, general, istihbaratçı, hakim, kaymakam gibi üyeleri yok… Bundan dolayı bilginin ana kaynağı olmadıkları için İsrail istihbaratının Türkiye’deki hedefleri doğrultusunda belirlenen hedefler tuzağa çekilerek MOSSAD’ın avucuna düşmelerinin alt yapısı hazırlandığı söylenebilir.Reklam

Kamyonlar dolusu dijital belgelerde neler olduğu ortaya çıktıkça, bu grubun ve MOSSAD’ın Türkiye’de kimlere ulaşmak istedikleri ortaya çıkacaktır.

Bu grubun ikinci bir fonksiyonu ise devşirdikleri etkili isimler vasıtasıyla Türkiye’de İsrail lehine bir ortamın sağlanmaya çalışılması olabilir. Eğer bu operasyon titizlikle yürütülüp, bu grubun bütün finansal bağlantıları, temas ettikleri isimler ve arşivi incelenip çözülürse, İsrail istihbaratının bu grup üzerinden oluşturmaya çalıştığı ağ da çözülebilir. Bu da 20 yıllık bir çalışmanın çorap söküğü gibi çözülmesi anlamına gelir. Bu arada TİKA’nin Kudüs’teki faaliyetleri üzerinden Türkiye’yi suçlayan İsrail’e karşı güçlü bir koz da elde edilmiş olabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s